+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
Toplam 38 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Hocalı soykırımını unutma!

  1. #1
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Hocalı soykırımını unutma!

    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .


    HOCALI SOYKIRIMI


    Tarih; 26 Şubat 1992
    Yer; Azerbaycan >> Hocalı


    Bu gün HOCALI SOYKIRIMININ 17’ci yıl dönümüdür Allah’dan tüm Şehitlerimize rahmet diliyorum hepimizede baş sağlığı diliyorum, Allah bizlere sabır versin AMİN.

    Hocalı Soykırımı (Xocalı Soyqırımı), Karabağ Savaşı sırasında 25 Şubat 1992 ve tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde Azerbaycanlı sivillerin, Haylar tarafından katliamı olayıdır. Azerbaycan kaynaklarının ve Memorial, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi bazı uluslararası insan hakları kuruluşlarının bildirdiklerine göre katliam, Rus 366. Motorize Piyade Alayı'ın desteğindeki Hay silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmiştir.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamını Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırımı olarak nitelendirmiştir. Azerbaycan kayıplarının sayısı üzerinde tartışmalar devam etmektedir. Saldırıda ölenler hakkında Azerbaycan resmî kaynaklarının bildirdiği rakam 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 kişi olmakla birlikte , katledilen toplam Azerbaycanlı sayısının bin 300 kişi olduğu tahmin ediliyor .

    Katliamın ardından Azerbaycan, Hankendi'ndeki 366. Motorize Piyade Alayı'nın saldırıya katıldığını açıkladı. Çünkü saldırıda gelişmiş konvansiyonel silahlar kullanılmıştı. Bunlar değil bölgedeki yerel gruplarda, yeni oluşmaya başlayan Azerbaycan ve Hay ordularında bile yoktu. Rus tarafının tersini söylemesine karşın alaydan firar eden üç Rus askeri 3 Mart 1992'de düzenledikleri basın toplantısında, Hıristiyan Ermeniler yanında Müslüman Azerbaycanlılara karşı savaşmalarının istendiğini itiraf etti.

    Sadece Kayıtlı olan kullanıcılar linkleri görebilir. BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLABİLİRSİNİZSadece Kayıtlı olan kullanıcılar linkleri görebilir. BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLABİLİRSİNİZSadece Kayıtlı olan kullanıcılar linkleri görebilir. BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLABİLİRSİNİZ

    Konu Shifu tarafından (02-03-2009 Saat 21:06 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation İnsanlık bu SOYKIRIMI UNUTMA!


    Sadece Kayıtlı olan kullanıcılar linkleri görebilir. BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLABİLİRSİNİZ


  3. #3
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Hocalı Katliamın'da göz ardı edilen korkunç gerçekler !!!

    Tarih; 26 Şubat 1992

    Yer; Azerbaycan >> Hocalı


    Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars’ta Ağrı’da Van’da Erzurum’da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı.
    Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu.Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı… Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:


    -Akcik, manc?.. (Kız mı, oğlan mı?)

    -Akcik… (Kız)

    Bu cevap üzerine ‘oğlan’ diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.

    Sadece Kayıtlı olan kullanıcılar linkleri görebilir. BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLABİLİRSİNİZ


    -Tun shahetsar, inger… (Sen kazandın, yoldaş)

    -Yes shahetsapayts ays bubrikii inc bes bidigisdana. ..

    (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

    -Mayrigi bedge gisdatsine. (Annesi besleyecek elbette)

    Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

    -Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)

    Aynı dakikalarda Hocalı’nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. iki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

    -Asixn ma/, cimi yev bizdige, aveg gindirnadabidi. Gidiresek…

    (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın…)

    Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü…Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.

    Bu iki olay Hocalı’da bundan çok değil yalnızca 17 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri Türkü çeşitli yöntemlerle vahşice katledilmiştir.

    Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye’de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

    26 Şubat’ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi’nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366′nci Rus Motorize Alayı, Hocalı’ya saldırarak tarihin en vahşi katliamlarından birini yaptılar.

    26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hale getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşice katlettiler.

    Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı’da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbi deneylere tabi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı

    kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

    Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan’daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan’ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı’nın resmi varken, Ermenistan Milli Marşı’nda “Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün” denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

    Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’ya, eski Sovyet ittifakı Silahlı Kuvvetleri’ne ait 366. Alay ‘ın desteği ile Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk’ünün hayatını kaybettiği resmi olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

    Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

    Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı’ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı’da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet’nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: “Pek çok savaş hikayesi dinledim. Faşistlerin zulmünu işittim, ama Hocalı’daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz”

    Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksütyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996′da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ’da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, ‘Hocalı Katliamı’ başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu

    Ermeni caniler içinlerindeki kini kusmuş çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden soydaşlarımızı canice katletmişlerdir.. Öyleki bu canilerin babaları, dedeleride Kars}ta, Erzurum}da, Van}da, Diyarbakir}da, Adana}da yani yurdumuzun çeşitli yerlerinde aynı şeyleri yapmışlardır. Bu cani, nankör kişilerin evlatlarıda Hocali}da aynı şeyleri yaparak savunmasız insanlari canice katletmişlerdir.

    Ermeni katliamı tarihe kanlı sayfalarla yazılmalıdır.. Bu sadece Azerbaycan Türklerine değil tüm Türklere yapılmış bir katliam olarak tarihe kara leke olarak geçmelidir.. Günümüzde Ermeni soykırımı olarak tüm dünyayı arkasına çekmek isteyenler önce bunun hesabını vermelilerdir. Tarihten bi haber siyasetçilerimiz soykırım iddialarıyla bizleri köşeye sıkıştırmak istenlere bu belgeleri yüzlerine tokat gibi çarpmalıdır.

    Hocalı da hayatini kaybetmis tüm soydaslarimiza Allah'tan rahmet diliyorum.


    Sadece Kayıtlı olan kullanıcılar linkleri görebilir. BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLABİLİRSİNİZ

  4. #4
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Abd'li senatörden diasporaya tokat gıbı cevap: Hocalı soykırımı tanınsın

    Her fırsatta sözde Ermeni soykırımını gündeme getiren, Türkiye’yi karalamaya çalışan ve bunun ateşli savunuculuğunu yapan ABD’deki Ermeni diasporasına, Amerikalı bir senatörden tokat gibi bir açıklama geldi. ABD Kongresi’nin Ulusal İlişkiler Komisyonu Üyesi Don Barton, Kongreyi Hocalı soykırımını tanımaya çağırdı. Barton, Temsilciler Kurulu'nun toplantısında yaptığı konuşmada, “Dünyadaki tüm toplumlar bunu bilmeli ve hatırlamalıdır. ABD Kongresi, Hocalı soykırımını tanımakla ulusal toplumun uzun yıllardan beri bu konuyla ilgili sessizliğini bozacaktır. Zaman zaman üyeler, aslı olmayan sözde 'Ermeni soykırımını' tanımaya çağırılsalar da, Ermenilerin Hocalı'daki katliamlarından tek bir kelimeyle bahsedilmemiştir” dedi.

    Barton, Hocalı adlı Azerbaycan şehrinin 1992 yılında Ermeniler tarafından silindiğini, tüm Azeriler için Hocalı sözünün acı, hüzün ve gaddarlık anlamına geldiğini belirttiği konuşmasında, “26 Şubat 1992 tarihinde, Ermeni askerleri, Hocalı'da 613 kişiyi öldürmüş, tüm aileleri parçalamış, 1.275 kişiyi esir almıştır; 1.000 kişi sakatlanmış, 150 kişi de kayıplara karışmıştır” dedi.

    Barton, konunun ABD Kongresi gündemine getirilmesini ve Hocalı soykırımının tanınmasını istedi.

    ABD Kongresi’nin Azerbaycan Heyeti Eşbaşkanı, Demokrat Kongre Üyesi Solomon Ortiz de, Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin Dağlık Karabağ ve yedi bölgeyi işgal etmesi sonucu 1 milyon Azerbaycanlının göçmen ve mülteci durumuna düştüğünü söyledi.

  5. #5
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Soykırım neden tanınmalı?

    Neden Soykırım Olarak Tanınmalı

    Hocalı’nın Türklere karşı yapılan bir soykırım olduğunun belgelenmemesi Ermeniler için bir fırsattır. Ermeniler Hocalı’da yaptıkları soykırımın fotoğraflarını Türklere karşı kullanmakta ve o fotoğrafların Ermeniler’e karşı yapılan katliamların belgesi olduğunu iddia etmektedirler. Örneğin, Rusya’nın "Moskovski Komsomolets" gazetesinin desteğiyle New-York’ta yayınlanan V Novom Svete/Yeni Kıta ekinde Edvard Pariyantsın tarafından “sözde Ermeni soykırımı” ile ilgili yazılan “Ermeni Soykırımı Gerçeklikleri” başlıklı makalede Hocalı fotoğrafları kullanılmıştır.

    19. yüzyıldan başlayarak Türkler’e yapılan saldırıları durdurmanın tek yolu, tarihin derinliklerine gömülmeden Hocalı’yı soykırım olarak tanımaktan ve iştirakçılarını cezalandırmaktan geçer. Hocalı’nın soykırım olarak tanınması asıl soykırımcı tarafın Ermenistan olduğunu gösterecek ve bu bağlamda Ermenilerin dünya genelinde Türklere’e karşı başlattığı propagandaların ters tepmesine neden olacaktır. Diğer yandan Hocalı’nın bir soykırım olarak tanınması adalet duygusu ve hukuk anlayışını da kuvvetlendirecektir.

  6. #6
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation hay liderlerin ağzından Hocalı soykırımının İTİRAFI.

    Hocalı’da soykırım yapanların nefret duygularını açığa vuran konuşma ise Ermenistan’ın başbakanı ve cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan tarafından yapılmıştır. İngiliz gazeteci Thomas de Vaal, dönemin Ermenistan Savunma Bakanı Serj Sarkisyan’a Hocalı Soykırımı’nın nedenlerini sorduğu zaman Sarkisyan aynen şu yanıtı vermiştir “Biz bu konuda yüksek sesle konuşmak istemiyoruz. Hocalı’ya kadar Azerbaycan bizim sivillere saldıramayacağımızı düşünüyordu fakat Hocalı’da biz bu klişeyi kırdık. Ayrıca Hocalı’ya saldıran birliklerimizin Bakü ve Sumgayıt’tan kaçan Ermeniler’den oluştuğu gerçeğini de kabul etmemiz gerekiyor.” Polis şefi Valeri Babayan da, “Hocalı’ya saldıran birlik Azerbaycan’ın Sumgayıt ve diğer bölgelerinden gelenlerdi” derken Sarkisyan’ın dedikleri tasdiklenmiş oluyordu.

  7. #7
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Soykırımın başka bir şekli.




    1926 yılında Ermenistan’da 500.000 olan Türk nüfusun bugün en az 1.500.000 olması gerekirdi. Halbuki Ermenistan’da hiç Türk yaşamamaktadır. Peki bu 1.500.000 Türk’e ne oldu?



    28 Nisan 1920 tarihinde ise bu sefer Bolşevik olarak Bakü’ye giren Ermeniler, Pankaratov komutasında bir-iki gün içinde şehir halkının yarısından fazlasını, on altı bin Azerbaycan Türkünü acımasızca öldürdüler. O tarihlerde Kafkasya’da görevli olan İngiliz generali Bristol anılarında bu katliamlar hakkında şunları yazıyor: “11 Nisan 1920 tarih ve 00214/738 sayılı raporla Dışişleri Bakanlığına durumu bildirdim. Ermeniler; Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye’de Türkleri vahşice katlediyorlar. Bu tam anlamı ile bir soykırımdır. Bunun durdurulması ancak Majestelerinin Hükümetinin uyarısı ile olabilir.”

    Erivan Bölgesi İngiliz Komutanı Albay A. Rawlinson, “Advantures in the Near East 1918-1920 (Yakın Doğu Maceramız)” isimli kitabının 227. sayfasında; “Kısa zaman içinde Ermeni çetelerinin Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye topraklarında yaptıkları vahşi katliamlar hakkında insanı dehşete düşüren bilgiler aldım. Dehşete düştüm ve insanlığımdan utandım” diyor.



    Zaman zaman şu soruya muhattap oluyoruz..''Anadoluda Ermeniler'e Ne oldu.''?
    Biz Anadoludan Tehçir edilen,Deyl Zor 'a , Urfa'ya ve Konya'yadaki toplama kampına giden Ve 1919 yılında evlerine dönenlerin sayılarını hatta bu insanları ismen biliyoruz...Tabiki alınan onca tedbire rağmen Yolda görevini yapamayan
    veya görev kusuru olanlar var ve Osmanlı Hükümeti 1300 kişi kadar olan bu insanların bazılarını idam bazılarını kürek cezasına veya çeşitli cezalara çarptırmıştır...Yani Osmanlı tehçir sırasında görevini yapamayan memurlarını ölümle cezalandırıyor...!

    Birde Ermenilerin ''buğünkü Ermenistanda'' geçmişte Azeri Türk kardeşlerimize
    yaptıklarını okudunuz...Buğün Ermenistan da bir Türk kalmaması bir SOYKIRIM DEĞİLMİDİR...?

    Ermenistanda ki Türkler 1921 li yıllarda Avrupaya ,Amerika'ya göç etmemişler....

    Gittikleri yer buğün adı sanı ,yeri yurdu belli olmayan toplu mezarlıklardır.

    İŞTE SOYKIRIMIN DİK ALASI......

  8. #8
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Tarihi Gerçekler.

    Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu.

    Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

    26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

    26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi.

    Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı.

    Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler,

    Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar.

    Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.

    Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler.

    Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler.

    Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

    Peki neydi bu düşmanlık?

    Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda 'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün,öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

    Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir.

    56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

    Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış,geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

    Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.!

    Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:

    'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz' Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu.

    Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katlia! mı' baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

    Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi.

    Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı…………..

    Yazıklar olsun ……

  9. #9
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Türk düşmanlıgına en buyuk delıl.

    Neden böyle bir Türk düşmanlığı ve neden böylesine vahşî katliamlar?” sorusu kafalara takılırken, cevap yine o şer ülkesinden geliyordu. Ermenistan’daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan’ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı’nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı’nda “Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün” denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yoktur. Hesap ortada…

    Tarihte sivil Türkler’i arkadan vurarak ün yapan ve bugün hâlâ kin, nefret duyguları saçmaya devam eden ve de “Soykırım” iddialarıyla dünya kamuoyunu bulandırmaya çalışanların marifeti, Hocalı’nın kanlı tarihinin ölüm yapraklarında saklıdır.

    Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı Kuvvetleri’ne ait 366. Alay’ın desteği ile Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk’ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı.

    Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. Kayıtlı olarak; bu yoğun saldırılar sırasında 613 kişi hayatını kaybetti. Bunların 106’sı kadın, 83′ü de çocuklardan oluşuyordu. Ayrıca 56 kişi de, hamile kadının karnının yarılması ve küçük çocuğun başının kopartılması gibi ve benzeri hususî işkencelerle katledildi…

    Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

    Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı’ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar.

    Hocalı’da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet’nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:

    -Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama bebekleri, masum insanları öldüren Ermeniler onlardan da herkesten de çok çok daha beter, diyordu Fransız gazeteci.

    Sözde soykırım iddialarıyla ortaya dökülenlerin işlediği bu katliam, tarihe kara bir leke olarak geçti.

    Peki 26 Şubat gecesi harekete geçen bu çakal sürüsüne kim emir vermişti? Bu vahşet emrini veren yavuz-hırsız, bütün dünyayı “Ermeni Soykırımı” yalanıyla boyalamaya çalışan ve şu anda Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildir.

    Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996′da Ermenistan Başbakanı oldu.

    Karabağ’da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter-Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, ‘Hocalı Katliamı’ başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

  10. #10
    ASTSUBAY Zaur is on a distinguished road Zaur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Mesajlar
    878
    Forum Katkısı:
    0

    Exclamation Şahidlerin İtirafları.

    Biz şahidiz:

    Müşfik ALİMEMMEDOĞLU (Hocalı yerlisi):
    “Yarı otomatik ve eski silahlarla karşılık vermekteydik, ancak yemek ve cephane bitmişti. Uzun bir çatışma sonucunda 25 Şubat’ta çöktük. Gece yarısı Ermeniler ateş eşliğinde ilk önce havalimanını ateşe verip, sonra da şehirde bulunan insanları yaktılar.
    Şehri savunanların çoğu helak olmuş, kalan grup ise Ağdam’a kaçtılar. Ağdam’a kaçan kadın ve çocuklar yolda Ermeni tuzağına düştüler.”

    Miniş ALİYEVA (50 yaşında):
    “Biz ormanda karlar içinde yolumuzu kaybetmiştik. Caddeden geçtiğimizde koluma bir kurşun isabet etti, yere düşerek kalkamaz hale geldim. Aliyev beni kaldırarak caddenin karşısına götürdü, ardından silah ile Ermenilere karşılık vermekteydi. Aliyev en az 20 kadını caddenin karşısına götürdü, ancak son gidişinde arkadan kurşunlanarak şehit oldu.”

    Elman MEMMEDOV (Elektirik idaresi şefi):
    “... Saat 07’ye kadar yol yürüdük, Nahçivan isminde bir Ermeni köyünün yakınlarında tuzağa düşürerek, genç, yaşlı, kadın ve çocukları ateşe dizdiler. Ortalık ölüm meydanına çevrildi... Bir grup Gülablı köyüne kaçıp, orada da Ermenilerin elinde esir oldular...”

    Çingiz MUSTAFAYEV (AzTv Muhabiri):
    “... Grup grup insanlar kurşuna dizilmişlerdir. 12-15 yaşlar arası çocuklar, yaşlı bayanlar ve erkekler barbarcasına öldürülmüştü. Cesetlerin çoğu çeşitli yerlerinden özellikle kafalarından kurşunlaşmışlardı. Çıplak cesetler, boğazdanmış çocuk cesetleri her yerde görünmekteydi.”

    Cemil MEMMEDOV (Hocalı sakini):
    “Tanklar ve asker dolu arabalar şehre girmekteydi. 5 yaşında bir çocuğu yanıma alıp ormana doğru yola çıktım. Yanımdaki çocuk soğuktan donar hale geldi, elbisemi çıkarıp ona sardım. Ancak çocuk ölmek üzereydi, yol üste bulunan Ermeni köyüne girip yanımda çocuk olduğu için gitmeme izin vermelerini talep ettim. Ancak onlar beni köyde bulunan bir ahıra götürdüler, orada benimle beraber bir çok Azerbaycanlı kadın ve erkek de haps edilmişlerdir. Bir grup Ermeni bizi başka yere götürdüler, orada konuşulan dil yerli Ermeni dili ile çok farklıydı. Tırnaklarımı çekip aralarında bulunan bir zenci tarafından devamlı yüzüme darbeler inmekteydi.”

    Sürayya TALIBOVA (Hocalı Sakini):
    “... Bizi Ermeni mezarlığına götürdüler. O günleri hatırlamak bile istemiyorum. O gün dört Azerbaycanlı erkeği, Ermeni mezarı üstünde kurşuna dizip kafalarını kestiler, sonra da orada bulunan bir grup Azerbaycanlının üzerine yürüyüp çocukları aileleri önünde öldürdüler ve işkenceye tabi tuttular. Ölen Azerbaycanlıların cesetlerini bir kamyonete yüklediler. İki Azerbaycanlı askerin gözlerini yerinden çıkardılar.”

    Yuri YAKHORİTCH (336. Alay):
    “... Onlar bizi savaşa tahrik ediyorlardı; sürekli Hıristiyan ve Müslüman savaşını öne sürmekteydiler. Vahşicesine ve korkunç ortamları bizim için değildi. Onlarla bir saniye bile aynı yeri paylaşmak istemezdim. Hocalı’dan kaçmaya karar verdik.”

    Jean İve YUNET (Fransız gazetecisi):

    “Hocalı’da çocuk, yaşlı, bayan bir yerde öldürülürdü. Helikopterle misli görünmeyen ölüm sahnelere tanık oldum. Bu kadar vahşicesine katliamı, Nazı Almanlarının yaptığını dahi duymamıştım.”

    V. BELYKH (İzvestiya Muhabiri):
    “... Kaçkınlar ölüleri Ağdam’a getiriyorlardı. Uykuda bile böyle görüntüler tüyler ürpertiyordu. Kesilmiş kulaklar, çıkarılmış gözler, derileri soyulmuş kafalar, kesilmiş kafalar vs.”

    Leonid KROVETS (Rus ordusu üst derecelisi):
    “26 Şubat’ta Hankendi’nden Askeran bölgesine gitmekteydim. Aşağıda ışıklar görünmeye başladı; pilota oraya inmeye emir verdim. Orada bir sürü kadın ve çocuk cesedi görünmeye başladı. En az 200 ceset bölgeye yayılmıştı. Silahlı askerler aralarında gezip duruyorlardı. Kafası yarılan ve beyini dışarıya fırlayan 4 yaşında bir çocuk cesedi ve başka bir cesedi yanımıza aldık. Bölgede, çoğu kadın, çocuk ve yaşlılarının kesilmiş cesetleri bulunmaktaydı“.

+ Konu Cevaplama Paneli

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Green Kart | Green Card

Search Engine Friendly URLs by vBSEO ©2010, Crawlability, Inc.