büyük taarruz için atatürk öyle bir plan yapmıştır ki, bu plan o zamanki akil insanları rahatsız etmiştir. bunun çok ama çok tehlikeli bir kumar olduğu söylenen mustafa kemal’in söz konusu planı şudur: yunan’ın en büyük gücü afyon civarında ve güneyde trikopis’in emrindeki kuvvetlerdir. atatürk’e göre burası o kadar güzel tahkim edilmiş ki, belli ki yunanlılar burayı bir kuvvet merkezi yapma niyetindeler. atatürk, “burayı düşürürsek bütün cephe düşer, dolayısıyla burayı vuracağız,” der.

“yunan’ı en güçlü olduğu yerden vurmaktan söz ediyorsun, o halde bizim de bütün gücümüzü buraya toplamamız gerekecek.” “evet” der Atatürk.

mustafa kemal’in ankara’da büyük bir çay partisi vereceği haberi yayılır. davetliler var, çay partisi var, ama ev sahibi ortalıkta yok, cephede. bir tür oyalama ve dikkati başka yöne çekme hamlesidir bu.

son kontroller yapıldıktan sonra atatürk cepheye gelir, anadolu’nun dış dünya ile bütün telgraf bağlantılarının kesilmesini emreder. anadolu birdenbire suskunluğa bürünür. hemen ardında da ankara’da mustafa kemal’e karşı bir isyan başladığı yönünde sahte bir haberin yayılması sağlanır.

atatürk, daha arazide silahlar konuşmaya başlamadan istihbarat savaşını kazanmıştır.

o sabah büyük taarruz başlar. sabah 04.30’da tanzim atışı açılır, 5.50’de de tahrip atışına geçilir, saat 07.00’de ise yunan topçusu susar ve türk ordusu 14 gün sonra izmir’e, kordon’a varır. büyük taarruz’dan evvel atatürk, 15 gün sonra izmir’de olacağını söylemiştir yakın çevresine. sonra birlikte kordon’da yürürken de salih bozok’a “kaç gün oldu?” diye sorar, “14 gün” paşam cevabını verir bozok. “bir gün yanıldık o zaman” der atatürk."

Kaynak Kitap: Celal Şengör - Dahi